Balaban Ağa Camii ya da Balaban Ağa Mescidi, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan, anıt mezar olarak inşa edilen, şapel olarak kullanılmasının ardından ise camiye dönüştürülen bir yapıdır. 5. ya da 6. yüzyılda inşa edilen yapı, 14. yüzyılda geçirdiği onarım sonrasında, alttaki mezarların bulunduğu kısmın bir kubbeyle örtülüp inşa edilen duvarlarla bir mezar odasına çevrilmesinin ardından şapel olarak kullanılmaya başlandı. 1483'te, Sekbanbaşı Balaban Ağa adına kurulan bir vakfa bağlı olarak camiye çevrildi. Bu dönemde yapıya birer mihrap, minare ve son cemaat yeri ile pencereler inşa edilirken mevcut giriş kapatılarak kuzeybatı yönüne yeni bir giriş açılmıştı. 1911'de bölgede çıkan yangındaharap oldu. Yangın sonrasında yapılan planlamaya göre, bulunduğu noktadan bir sokak geçecek olması nedeniyle 1930'da yıkılarak ortadan kaldırıldı. (Devamı...)
Kurguda yaygın olarak kullanılan "kloroform dökülen bezi solumanın kişiyi anında bayıltması" klişesinin aksine, madde ancak dakikalarca teneffüs edildiğinde bu etkiyi gösterir.
III. Osman
III. Osman sarayda dolaşırken cariyelerle karşılaşmak istemediği için ayakkabılarına demir ökçeler taktırmıştı, bu sayede ayak sesini uzaktan duyan cariyeler yolundan çekiliyorlardı.
Kepler-10b'nin yıldıza dönük tarafındaki sıcaklık 1833 K'dir ve bu bir yüksek fırın kadar sıcak olup demiri eritmeye yetecek bir sıcaklıktır.
Bizans imparator naibi CaesarBardas, anlaşamadığı Konstatinopolis Patriği Ignatius'u görevden aldıktan sonra din adamı olmayan Fotios'u, beş günde rahipliğe terfi ettirip sonra Patrik ilan etti.